8/1



The Besnard Lakes - The Besnard Lakes Are the Dark Horse
7.2/10
The Besnard Lakes, Arcade Fire ile aynı coğrafyadan, Kanada Montreal'den. İki grup da karı-kocadan oluşuyor bildiğiniz üzre. İşin magazin kısmı bu şekilde. Ama The Besnard Lakes'in müziği kafadaki tüm bu magazini yok edecek derecede güçlü. Güçlü demişken, duvar da güçlüdür lakin kafanızı tosladığınız zaman yandım anam demeniz an meselesidir. Grubun ikinci kaydı The Besnard Lakes Are the Drak Horse'u baştan sona dinlediğinizde kafa 1500 seviyesine çıkıyor. Beach Boys ile Pink Floyd arasında gidip gelen şarkılar shoegaze ve post-punk'ı aynı potada eritiyor. Orkestral şarkılardan oluşan albüm baştan sona dinlendiğinde kafa 1500 seviyesine çıkıyor. Katlanılması zor bir albüm. Atmosfer nasıl yaratılır, merak edenler The Besnard Lakes'e kulak kabartabilir. And You Lied To Me 7 dakika boyunca kafa ütülüyor ama bu işi yaparken insanı güzel güzel hüzünlendiriyor. Epik bir şarkı, tıpkı albümün geri kalanı gibi. Bir diğer şarkı Disaster ise Sigur Ros'un elinden çıkmış gibi. Vokalin narinliği dinleyenin canını yakan cinsten. Ruh boşalmasının vucüt bulmuş şekli bu şarkının piyano bölümleri şarkyı bulutların üzerine konuşlandırmış. Nakaratın ve şarknın genel havası Spiritualized ve öncesi Spacemen 3 akışkanlığında. Yazıda adı geçen grupları sevenlerin balıklama atlayacağı bir albüm. Kaotik bir ses mafyasını andıran albüm işin aslı hayli görkemli. Saykodelik harmonilerden oluşan kurşunlar havada cirit atıyor. Godspeed You Back Emperor'ın yarattığı ses örgüsü bu albümde de karşımıza çıkıyor. Aralıklı dinlendiğinde güzel fakat üst üste dinlenmesi yürek isteyen bir albüm.


Amanda Ghost & Boy George - Time Machine
Londralı şarkıcı Amanda Ghost dünya güzeli Boy George ile bir şarkı kaydetmiş. Time Machine adındaki şarkı Ocak 2007'de yayımlanmıştı. Boy George şu sıralar yeni bir albüm çıkarma derdinde. Aslına bakarsanız albümden ziyade düetlerle adını koruyor uzun süreden beridir. Antony and the Johnsons ile 2005 yılında You Are My Sister adlı taşaklı şarkıyı kaydeden Boy, bu kez Antony'nin sevdiği şarkıcılardan Amanda Ghost ile beraber. Düet sağlam olmuş ama single kapağına vuruldum. Bu arada şarkı bana fazlasıyla Neneh Cherry'nin Youssou N'Dour ile düeti Seven Seconds'ı anımsattı. Yine de güzel bir işbirliği olmuş. İçinde Boy George olan her şey güzeldir ne de olsa.

Etiketler:

CocoRosie - The Adventures of Ghosthorse and Stillborn



7.6/10
Sierra
ve Bianca yeteri kadar desarj olamamış, bu gidişle ne kadar enerjileri varsa harcamaya hazırlar. Hani freak şov tarzı bir kumpanya olsa geceden sıraya girebilecek kadar uçmuş iki kardeş bunlar. Hip-hop ve operayı aynı potada eritme cesareti gösteren bir ikiliden ne bekleyebilirsiniz? CocoRosie için her yol Roma. Ebeveynleri tarafından zifiri karanlıkta lunaparka bırakılmış, 'E, artık bakarsınız çarenize' denilmiş, bu iki çete lideri de cin fikirleriyle lunaparktaki tüm oyuncaklara sihirli dokunuşlarla can vermişler. Şarkılar da genelde aynı telden çalan, aklınıza ne kadar janr geliyorsa hepsini harmanlamışlar. Klasik şarkı formunun aranmaması gerektiği, iki kafadarın fantezilerini notalara döktüğü bir çalışma olmuş. Tabii, yine kurtarıcı görev Sierra'ya kalmış, opera vokali ile şarkılar düze çıkabilmiş. Sadece Bianca olsa durum katlanılmaz olurdu. Joanna Newsom varken kim ne yapsın Bianca'yı? Sierra'nın proje grubu Metallic Falcons da bu yüzden CocoRosie'yi fersah fersah geçen bir topluluk. -Desert Doughnuts geçen senenin en iyi albümlerinden biriydi.- Albümü en iyi açıklayan ise ismi The Adventures of Ghosthorse and Stillborn olmuş. Lirikler alışık olduğumuz üzre sürreel. Kızlar bile sürreal, aslına bakarsanız. Bu albümü üst üste iki kez dinleyenler de sürreel olacak diyerek olayı ucuzlaştırıyorum.
MP3: CocoRosie - Japan
MP3:
CocoRosie - Rainbowarriors

Juvelen

Alın size bir manyak daha... Kendini tek kişilik boyband olarak tanımlayan, İsveçli müzisyen Juvelen, Prince'in B sınıfı kopyası müziği ile aslında eğlendiriyor. Juvelen İsveç dilinde mücevher anlamına geliyor, bu ad şarkıcıya iki beden büyük gelse de Hanna ve şu günlerde görücüye çıkan Watch Your Step single'ı iyi şarkılar. Varsa yoksa Prince diyen şarkıcı bakalım ilerki günlerde neler yapacak. Kabul, salak saçma bir yazı oldu.
Myspace'inden alıntı: Straight from the motherfuckin dungeons of pop!

HUMAN LEAGUE


Oldies but Goldies
Şaka gibi ama Human League halen hayatta. 1977 Shefield çıkışlı grubun değişmeyen tek üyesi, solist Philip Oakey. 80'lerin boyalı idolleri arasında kendisine havalı bi yer bulamasa da, iş melodi yaratımına gelince ne kadar kıvrak zekaya sahip olduğu malum. Hatta Synth-pop'un kurucularından sayılan Human League synthesizer aleti ile neler yapılabileceğinin en büyük kanıdı. Elektronik ritimleri tatlı pop melodileriyle harmanlayan üstüne de gösterişli bir romantizm bocalayan grup 80'ler manyakları için bulunmaz hediyelerden. Hafızalara en çok kazınan parçaları Don't You Want Me ve Together In Electric Dreams kuşkusuz Synth-pop'un köşe taşlarındandı. İşin aslı o dönemlerde ortaya çıkan ABC , Japan, Duran Duran, Culture Club, Human League ve devamındaki çoğu grup benzer bir müziği icra ediyorlardı. David Bowie ve Bryan Ferry'nin renkli mi renkli ve olmazsa olmaz romantik çocuklarıydı. Human League'in avantajı ise hepsinden daha evvel yola koyulmaları oldu. Bu yüzden öncü niteliği taşıyan grup onlar. Belki, hiçbir zaman Japan kadar üretken ve kaotik, Duran Duran kadar genç kızların delisi ya da Culture Club seviyesinde dünya çapında bir başarıya imza at-a-madılar ama Human League de 80'ler deryasının medar-ı iftaharı topluluklarından birisi oldu. Diskonun ışltılı anlarına ortak olan grup, takvimler 2000'leri gösterirken kime ne fayda sağlar, bilemeyiz ama bilinen şu ki Human League bir 20 sene öncesinin en havalı müziğini yapanların başında geliyordu.
MP3: Human League - Together In Electric Dreams
MP3: Human League - Fascination
MP3: Human League - Don't You Want Me
MP3: Human League - Tell Me When
MP3: Human League - I'm Only Human
Myspace

Etiketler:

BEAU TAND

MYSPACE ALARM

Myspace müziğe hükmetmeye başladı ya nicedir, yeni grupların at koşturduğu önemli bir mecra haline geldi. İşte oralarda turlarken Brett Anderson'ın sayfasına mesaj atanlardan biri dikkatimi çekti. Şöyle ki, profil sahinin resmi beni benden aldı. Beau Tand sahne adını kullanan Carlton English gibi havalı bir isme sahip müzisyen son zamanlarda duyduğum en iyi seslerden biri, ilk 5'e kafadan girer. Washington D.C.'li multi enstrümanist şarkıyazarı-şarkıcının vokal performansı mükemmel. Scott Walker, David Bowie, Bryan Ferry, Paul Weller gibi favori isimlerimden ilhamı alan, film-noir etkili müziğyle Beirut'tan bu yana en güzel sürprizlerden biri. Scott Walker'a hayli yaklaşan vokalin üstüne yedirdiği pop melodileri melodram yaratımında başarılı olmuş. '60'ların film müziklerini anımsatan hafif, tatlı-uyuşuk müziği ile Beau Tand son zamanların en iyilerinden. David Bowie ve Scott Walker birbirine hiç bu kadar yaklaşmamıştı.
Myspace

Etiketler: ,

Brett Anderson - Brett Anderson

9.3/10
Suede, kışkırtıcı seksapel, gizem, ağır melankoli, çift anlamlı lirikler ve mükemmel müziği ile geride bıraktığımız 10 yıllık dönemin en ayrıksı gruplarından biriydi. Grubun alamat-i farikası solist Brett Anderson glam giysisi altında bir dolu güzel besteye imza attı. Debut Suede ve 2. albüm sendromunu yerle bir eden, tüm zamanların en iyisi Dog Man Star ile çağdaşı çoğu grubun aksine farklı bir çizgede yer aldı. Müzikal trendler umrunda bile değil, aslolan iyi şarkılardı. Brett Anderson'ın androjen görüntüsü müziğin önünü flulaştırsa da Suede güzel bir düşü gerçekliştirdi. Brit-pop'un kaybedeni Brett Anderson ilk albümünde çiğ ve tok sesiyle aşk ve yalnızlık şarkıları derlemiş. Scott Walker'dan alışık olduğumuz hayli şahsi ve güneşsiz bir müzik. Suede'de fazlaca kullandığı ironiyi yok sayarak, klasik şarkı formlarındaki basit ama temelinde iyi müziğin yattığı besteler.
Albümün açılış şarkısı Love Is Dead yaylıların kuvveti ile melankolisi iyi ayarlanmış bir balad. Şarkıda geçen 'Nothing ever goes right - Nothing really flows in my life' sözlerini albümün geneline yayabiliriz. 40 yaşına 1 kala, müzisyenin ruh halini yansıtan bir drama. 90'lar boyunca uyuşturucu etkisi ile elektrikli, yüksek şarkılar yapan Brett Anderson, uyuşturucu sonrası hayatı şarkılara da sinmiş. Bu defa hiç olmadığı kadar kişisel. Scorpio Rising 80'li yılların ağdalı melankolisini barındıran güzel bir kayıt. The Infinite Kiss, Colour Of The Night ve More We Possess The Less We Own Of Ourselves son zamanlarda duymakta zorlandığımız türden, nakış gibi işlenmiş benzersiz kayıtlar. Tam bu anda devreye yine Brett Anderson'ın iflah olmaz romantizmi giriyor. The Infinite Kiss albümün en güzel şarkısı belki de. Brett'in unutulmaz la-la-lala-la'rını bu kez farklı şekilde görüyoruz. Enstrüman görevi gören woo-aahh woahhh, naah nahh'lar şarkıyı mükemmel kılmış. More We Possess The Less We Own Of Ourselves ise hayli enterasan, Suede'in hiçbir şarkısına benzemeyen naif opera tarzıyla filmografik bir havada dolaşıyor. Brett Anderson'ın narin sesi neredeyse göz yaşlarımızın akmasına sebep verecek derecede güçlü. Kapanıştaki mükemmel şarkı Song For My Father ise albümün zirve noktalarından biri. Brett'in geçen yıl ölen babası için bestelediği bu şarkının duygusal harmonisi ve ağır melankolisi ile destansı bir kapanışa imza atıyor.
Brett Anderson gerçekten risk alıyor ve içinde bulunduğu ruh halini en iyi şekilde yansıtan karanlık ama güçlü bir albümle görkemli bir iş çıkartıyor.
MP3: The Infinite Kiss
MP3: More We Possess The Less We Own Of Ourselves
Myspace
Web Sitesi

Etiketler:

Patti Smith - Twelve


Patti Smith 1975'ten bu yana hayatımızda. Aynı yıl çıkan debut albüm Horses ile punk müziğinin başat yapıtları arasında sayılan, tüm zamanların en ilham veren müzisyenlerinden. Ozan geleneğinin ve tavranın simgelerinden Patti'nin karşı duruşu sadece müzikle sınırlı değil. Yaşamın her alanında sergilediği meydan okuyucu tavrı, aktivist yapısı sayesinde yaşarken efsane statüsüne ulaşmış bir Rock'n'roll yüzü. Bugün şayet Pj Harvey gibi '90'lı yılların en güzel ve yetkin şarkıcısını anarsak aklımıza ilk düşen Patti Smith olur. Erkek egemen müzik piyasasına boyun eğmeyen, kuralları kendisinin belirlediği feminist bir figür. 80'ler sonunda patlayan müzikal devrim Riot grrrl akımının da ana kraliçesi konumundaki kişi aynı zamada. Müzikal arenada kadınların sadece birer seks objesi olmadığının altını çizen, aykırı duruşu ile kadın şarkıcılara model olan eşsiz bir alternatif diva. Her daim söyleyecek sözü olan, üzerine durulması önem arzeden, beat kuşağının yadigarı Patti Smith tüm kuşakları cebinden çıkaracak derecede üretken bir şarkıyazarı-şarkıcı. Sanatçının 2004 yılından bu yana süren sessizliğini bozan albüm ise, sevdiği şarkılardan oluşan Twelve albümü. 24 Nisan'da çıkacak bu cover albümünde boş yok; evvelden üs tünden iyi bir şekilde geçilmiş tüm şarkılar Patti Smith ile ayrı bir bütünlük ve gizem kazanmış. Belki bu şarkılar başkasının elinden geçse bu duygular yoksun kalacaktı. Aralarında Rolling Stones, Stevie Wonder, Neil Young gibi zaman-ötesi müzisyenlerin yapıtlarından oluşturduğu Twelve senenin en güzel ve etkileyici albümlerinden birisi olmuş. Stones'dan Gimme Shelter'da Smith'e Tom Verlaine ve Flea eşlik etmiş. Finalde hayli dinamik bir şarkı ortaya çıkmış. Stevie Wonder'ın en güzel klasiklerinden olan Pastime Paradise ise Patti'nin çiğ sesi ile bir kez daha ölümsüzleşmiş.
Twelve'de olmayan ama burada olması gereken diğer şarkı ise Patti Smith'in az sayıdaki hitlerinden -iyi müzik listelerde olmaz- bir Bruce Springsteen bestesi olan Because the Night.
Pastime Paradise via homo ecletic

Etiketler:

Blonde Redhead - Heroine


Kazu Makino'nun sesi acayip, Blonde Redhead'in alamet-i fahrikası olan, adeta enstrüman görevi gören bu ses her gruba nasip olmaz takdir edersiniz ki. Nisan ortası çıkacak yeni albüm 23'den bir diğer şarkı Heroine de, 23'ün ne menem bir kayıt olduğunu anlatmaya yetiyor. Yine melodik, yine atmosferik bir ses mafyası olarak dönüyorlar.
Şarkı Listesi:
23 - Dr Strangeluv - The Dress - SW -Spring And By Summer Fall - Silently - Publisher - Heroine - Top Ranking -My Impure Hair

Etiketler:

Michael Stipe


Nightswimming
Michael Stipe şu dünyada arkadaş olmak isteyeceğim 5 kişiden birisi. Michael Stipe'ın kalbe bıçak gibi saplanan tok sesi ve tüm fotoğraflarına yaydığı melankolisi onu başka hayallerde barındırıyor. Bu dünyadan gayrı, güzel insanların olduğu yere... R.E.M. için genellikle dünyanın en büyük küçük grubu lafı kullanılır. Haksız sayılmazlar, iddia taşımayan, amacı sadece iyi müzik olan bir topluluk. Nightswimming'i ilk dinlediğimde ne hissettiysem şu an aynısı geçerli: Ruhum ona/oralara teslim. İkinci şarkı ise yitik Amerikalı grup P'nin, Michael'a ithafen yazdığı bir şarkı. Michael Stipe güzel adam.

KLAUS NOMI

Klaus Nomi Kaybeden için ağıt
Androjen görüntüsü, cinsiyetsiz vokali, teatral sahne performansları ile
Klaus Nomi müzik dünyasının ayrıksı isimlerin başında yer alıyor. 1944 yılında Nazi Almanya'sının son demlerinde Klaus Sperber adıyla doğan şarkıcı, Berlin gey kulüplerinde sahne aldıktan sonra 70'ler ortasında New York'a geçip varyete müziği ile kabare şarkıcılığına devam eder. Kısa sürede yeraltı oluşumunun ilgisini çeken, ayin havasında geçen performanslarıyla izleyen herkesi büyüleyen Nomi, giderek kült bir ikona bürünür. David Bowie'yle bir dönem mesaisi bulunan şarkıcı beraber Saturday Night Live programında sahne alır. Ana akımın dışında sürdürdüğü müzisyen kimliği ve skandallarla dolu hayatı onu çoğu çağdaşından ayrı tutmaya yeter. New-wave yapan bir opera sanatçısı, kaçık bir fahişe, sayılı glam figürlerinden birisi olan, Nomi, Cold Song, Death, Total Eclipse, Simple Man ve daha birçok şarkı ile unutulmazlar arasında yerini alır. Morrissey'in her fırsatta hayranlığını dile getirdiği şarkıcı 2003 yılında derlediği sevdiği şarkıcılardan oluşan Under the Influence albümünde Nomi'den bir şarkıya da yer verir. 2004 yılında The Nomi Song adıyla Andrew Horn tarafından hayatı filme çekilen Nomi müzik dünyasının acıya denk düşen tarafında ikame eder. David Bowie, Morrissey'le beraber, aralarında Marc Almond, Brett Anderson, Antony Hegarty ve Patrick Wolf'un da olduğu nice isme model olur. Dışa yansıttığı gösteriş ve parıltıyı hayatından eksik etmeyen Klaus Nomi, tüm zamanların en güzel, bir o kadar da tuhaf simalarından. 1983 yılında AIDS'den ölen bilinen ilk ünlü olan Nomi, aykırı bir karakterdi.

Etiketler:

LCD Soundsystem - Sound of Silver

7.7/10
Dance-funk ustası LCD Soundsystem işin rengini daha fazla 70'ler ve 80'lere dayamış, yeni albüm Lou Reed, David Bowie, Human League, Kraftwrek, New Order ve fazlası solsit James Murphy'de buluşuyor. Sound of Silver senenin en içine girdi mi çıkılmaz, melodi zengini, asitli kafaları ihya edecek çalışması olmuş şimdiden. Yıl sonu listelerinde zirve yapacak bir albüm bu. Someone Great şarkısındaki geçişler Human Leauge'le benzeşiyor hatta daha iyi bi mevkide konuşlanıyor. Yaylılardan destek alan şarkı ile grup daha da coşmuş. İlk single North American Scum bu albümün Daft Punk Is My Playing At My House'u. All My Friends en güzel işlerinden biri, karşımıza çıkan isim David Byrne. Neredeyse melankoliye yatacak bir şarkı. Kapanışı alan New York I Love You, New York deyince akla gelen ilk isim Lou Reed'in çalışmalarına saygı duruşu hüviyetinde. Piyano ve vokalin sadeliği ile bunu destekliyor. 9 şarkılık albümde hiç rahat durmayan, dans dinamiklerini minimal seviyede kullanan James Murphy, bu son şarkı ile parti sonrası bocalama evresini yansıtıyor. Albümün en ayrık otu seansı da tam bu dakikalarda çıkıyor. Belli olmaz, belki yıllar içinde dansı kenara bırakıp, şarkıyazarı kimliği ile bir albüm kotarabilir. Sound of Silver, Murphy'nin kendisini daha iyi yansıttığı, sözlerindeki uslübu üst seviyeye çıkardığı bir albüm.

Etiketler:

Daniel Cartier


Influences: Cute boys. Sunsets. Animals, especially cats and dogs. Demiş, iyi de etmiş.
Kylie ile beraber bir şarkı söylese yeter, sonrasında şansı yaver gider. Dans etmek için ideal bir isim Daniel Cartier. Enterasan da... Merak edenler Myspace'ini ziyaret edebilir. Genel izleyici/dinleyicen ziyade +18 için biçilmiş kaftan. Favori kitlesini ayılar oluşturuyormuş.

Manics - Underdogs


Evvelden yazdım, Mart 19'da Manics beyanatı vermişti: Kendi sitesinde yeni albümden Underdogs şarkısını beleş indirelebilecek. Soluğu sitede aldım ve şarkıyı hazır hale soktum. Süper hatta ultra bir parça ortaya çıkmış.
Bu arada Manics'in Nina Persson ile mükemmel düeti Your Love Alone Is Not Enough'a video çekilmiş, arzulayanlar için link burada

Etiketler:

GENE
OLYMPIAN
Seksi bir gruptu Gene.
The Smiths engeline takıldılar, haliyle gölgede, tüm zamanların en az reytingli gruplarından oldular. Martin Rossiter yüreğini çıkarıp şarkılara akıtıyor, ağzından çıkan her laf yüreğimize isabet ediyordu.
We Could Be Kings dediler, öyle de kaldılar.

Etiketler:

HERKES SENİ SÖYLÜYOR SAHİ MUTSUZ MUSUN
Mutsuz... Mutsuz bir portre çizdi Ajda yıllar boyu. '60'lardan bu yana bol gel-gitli hayatında ne zaman ne yapacağı belli olmayan, insanlara buzdan bir cam ardında gülümseyen, kendisi hakkında -halen- kimsenin bilmediği yaşamı ile. Sevmeyeni seveninden daha çok, ama ne olursa olsun hep merak konusu oluşuyla. Bu coğrafyanın ilk -belki de tek- Avrupai sanatçısıydı o. Denediği sayısız yap-boz imajlarla aralıksız yüzler sundu. Hep farklıydı, diğerlerinden bir adım önde durdu. Kimilerine göre bu belli bir karakterinin olmadığına işaret olsa da, onu anlayanlar farklı değerlerlendirdi durumu: Hikayelerine göre yansıttığı figürlerdi ya da kendini bulma yolculuğu. Yenilik de biraz böyle bir olgu değil mi? Hayatın tüm sıkıcılığından, üzerimize yapışan bu sıkıcılığı bertaraf etmek, boyun eğmemek için kuralları kendimizin koyması. Ajda da öyle yaptı...
Ajda Pekkan 'ı bu günlerde daha sık anar olmamızın sebebi ise hakkında çıkan kitap Hür Doğdum Hür Yaşarım - Ajda Pekkan Kitabı. En azılı hayranı, usta müzik eleştirmeni Naim Dilmener'in kaleme aldığı 45 yıllık öyküsü. Onca zaman zarfında Superstar'ımızın yaşadığı ve yaşattıkları. Herkes hemfikir: Bir Ajda kitabı çıkacaksa yazarı Naim Dilmener'den başkası olamazdı. Pekkan'dan bahsederken halen tüm heyecanı ve aşkıyla yaramaz bir çocuk edasında olan Dilmener, popüler müziğimizin grift köşelerine dalmış, bulunması zor belgelere ve haberlere ulaşmış. Nihayetinde, Naim'in Ajda'ya duyduğu aşkın tescili bu kitapla her kuşaktan insanın büyük beğeni ile okuyacağı bir yapıt oluşmuş. Dimdik ayakta duran, kendisi dahil herkese meydan okuyan Ajda Pekkan'ın hayatı bu...
Hür Doğdum Hür Yaşarım
Yeniden Baslasin
Sana Neler Edecegim

Etiketler: ,

GENEVA
Bölüm 1
Let us be happy while we're still young
Nude Records fedaileriyiz biz.
'90'lar Brit-pop sahnesinin vazgeçilmez gruplarından biriydi Geneva. Suede'in plak şirketi Nude onları bulmasıyla kısa ama harika öyküleri de başladı. Suede ile çıkılan turlar, ikiz yayımlar NME ve Melody Maker desteği ile ardı arkası kesilmeyen Brit-pop'a kan arayışların bir diğer tahlilisi olur Geneva. 97'de ilk albüm Further öncesi çıkan 2 mükemmel single No One Speaks ve Into The Blue ile kimlerin canını yakacağı belli olur. Pop müziğin karanlık yüzüne yaslanan, melankolik geçişli baladlar, solist Andrew Montgomery'in Brett Anderson Jeff Buckley arası yoğun vokalinde can bulur. '97' senesinde çıkan debut Further hayli iyi eleştiriler alır ve çıkan ilk single Tranquilizer onların en büyük hiti olur. Suede'e en çok yaklaştıkları anlar bu şarkıda göze çarpar. NME haftanın single'ı yaftasını yapıştırmak içn hazırda beklemektedir. Further ele avuca sığmayan, ruhu delip geçen şarkılar barındırır. Geçtiğimiz 10 yılın en iyi albümlerinden biridir. İflah olmaz Brit aşıklarının sahiplendiği Suede, Strangelove, Gene severlerin listelerinde karşılaşacağımız bir grup Geneva. Andrew Montgomery'nin naif, duygusal vokali ile iç burkan şarkılara eklenen güçlü söz yazarlığı onları çağdaşı gruplardan ayırır. Her şey iyi güzel gitmektedir fakat, tek kayıpları son nefeslerine dek Suede ile kıyaslanacak olmalarıdır. Suede kadar gösterişli ve yetkin olmadıkları için, müzik dehlizinde fazla kulaç atamamalarına sebep olur. Brett Anderson'ın favori gruplarından biridir Geneva, aynen Strangelove gibi. İki grup da kayıp hazineler dolabımızda bekler.
Devam edecek...

Etiketler:


COULTER
Morrissey aşkına! Morrissey sayesinde çıkan müzisyen/toplulukların ardı arkası kesilmiyor. Coulter da kafileye eklenen son halkalardan. Seattle ikametli lakin kalbi İngilte'de takılı kalan, The Smiths, Bowie, Suede, T. Rex dahil glam hamuruna batmış bir isim solist Coulter Leslie. Şu an için Morrissey onlardan bihaber olsa da, The Smiths'den Andy Rourke onların Nisan 17'de çıkacak yeni albümü için 'excellent -harika-' yorumunu kondurmuş. Lp/single kapakları dahil her metaryellerinde The Smiths/Morrissey aşkı okunan grubun müziği dinlemeye değer. Asla 1 Lige çıkamayacakları kesin olsa da, B sınıfı film seven ya da kıyıda köşede kalmış kayıp hazinelere ulaşmak isteyenlerin ilgisini çekebilir. Biz Morrissey severlerin ise çabucak kabulleneceği bir grup Coulter. Aşağıdaki MP3'lerden gayrı Myspace'lerine koydukları yeni albümden 4 adet güzel mi güzel melodik-melankolik şarkı da cabası. Perfect Voice ve Senorita favorilerim arasında girdi bile. 2000 Miles Away ise hayli dinamik bir şarkı olmuş. Coulter iyi seçim.

Etiketler:


BBC2
Brett Anderson dün BBC Radio2'de akustik bir performans sergiledi ve fanlar çoştu. Geriye 3 adet güzeller güzeli şarkı kaldı. Love Is Dead ve Song For My Father 26 Mart'ta çıkacak albümden, Clown ise 19 Mart çıkışlı Love Is Dead single'ının b-side'larından biri. B-side'ları en iyi olan grup Suede'di... Ne günlerdi ama...

Etiketler: ,

AMY WINEHOSE - BACK TO BLACK
7.7/10
Gospel korosundan aforoz edilen bir fahişe
İngilizlerin Lauryn Hill'e cevabı. Fugees grubunun kurşun ruhlu solisti Hill, Fugges'in tek albümü The Score ile her janrı dinleyen müzisyeni nasıl avcuna aldığını biliyoruz. Solo işleri ile eskiyi aratmayan hatta kariyerini ve yetkinliğini üst basamaklara taşıyan Hill, müzik piyasasının ayrık otu yüzlerinden birisi. 90'ları güzelleştiren Hill'e rakip ise 1983 İngiltere doğumlu müzisyen Amy Winehouse. Her ikisi de Soul, R&B, Caz, Hip-hop ve pop öğelerini müziklerine usataca harmanlayan nadide seslerden. Retro'nun her 5 senelik periyotlarla moda şekline sokulması onları değiştirmiyor, bilakis ruhlarında taşıdığı bu güçlü damarlar en güzel halleri ile açığa çıkıyor.
İlk albümü Frank'i 2003 ylında çıkaran, Iver Novello ödülünü kapan, Mercury Müzik Ödülleri dahil birçok adaylık getiren şarkıcının sesindeki güç dinleyeni sarsmaya ve sarmalaya yetiyor. Aynen albümün anlamı gibi açık sözlü, dürüst şarkılar sayesinde Amy Winehouse kalıcı olacağının sinyallerini veriyordu. Baştan sahiplendik, yanılmamışız. 2006 sonlarında anavatanı İngiltere'de -kalan yerlerde yeni- çıkan Back To Black albümü ile anladık ki, sesinin içimizde yarattığı depremler her seferinde bizi yarıp, kanlar dışa taşsa da bu ölüm biçimini seviyoruz. Back To Black ile Brit ödüllerinde en iyi kadın solo ödülünü de kucaklayan müzisyen aynı kategoride yarıştığı Lily Allen ile birçok yönden benzeşiyor da: İkisi de güç bela iyi davranmak zorunda hissediyor, tabloidlerden adlarını eksik etmiyor, cinselliklerini dışa vuruyorlar. Lily Allen'in şeker-pop şarkılarından ziyade Amy Winehouse'ın baştan çıkarıcı ve tedirgin edici şarkıları daha güçlü tınlıyor, inandırıcılık yönünden de Allen'ı diskalifiye ediyor. Amy Winehose'ın şarkı sözleri çoğunlukla kişisel, hayatını müziğe seriyor ortaya melankolik ama duvar gibi sert bir müzik çıkıyor. Bu sayede 2000'lerin en iyi baladları onun elinden çıkıyor. Yakın dönemden en çok Ms. Dynamite ile çağrışım yapan, ama asıl ilhamı Ella Fitzgerald, Sarah Vaughan, Dinah Washington gibi isimlerden alan müzisyen, köklerine sıkı sıkıya sahip çıkıyor. Rehap, Back To Black ve diğer tüm şarkılarında bu izler beliriyor. Back To Black çelik gibi bir albüm. Bu saatten sonra onu yerinden edecek birileri gelir mi bilemeyiz ama, alkolizm, uyuşturucu müptalalığı ve daha birçok zevke kendini kaptıran yıldızın işin içinden nasıl çıkacağını zaman gösterecek. Gerçek olan şu ki, bu şarkılar da tüm bunlara bulaşmadan ortaya çıkmaz. Yeni nesil diva, kuralları kendi koyuyor ve yarışta ipi göğüsleyen kişi oluyor. Geriye ise bizi idare edecek sayısız şarkı bırakıyor.
MP3: Amy Winehouse - Rehab
MP3: Amy Winehouse - Back To Black
MP3: Amy Winehouse - He Can Only Hold Her
Myspace
Web Sitesi

Etiketler:

Brit-pop'u unutalım, eskide kaldı. Brett bu kez adayı es geçmiş. Yazısı çok yakında, burada.

Etiketler:


GRUFF RHYS - CANDYLION
7.7/10
Jarvis ve James Dean Bradfield sololarından sonra bir diğer grup lideri Gruff Rhys yeni albümü ile güzel bir iş çıkarıyor. Super Furry Animals lideri Gruff Rhys'ın 2005 çıkışlı ilk albümü Yr Atal Genhedlaeth Gal dilinde olduğu için SFA hayranlarına bir armağan, geri kalan müzikseverler için tuhaf bir deneyimdi. Değişmeyen ise melodi zenginliği ve ironinin buluşmasıydı hatırlarsanız. Rhys bu kez çoğunluğu İngilizceden oluşan yeni albümünde daha sağlam bir müzik sunuyor. 1970 doğumlu Rhys müzik dünyasının en kendine özgü ve yaratıcı kişilerinden biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. Politik söylemlerini yedirdiği kolay dinlenen, radyo dostu şarkılar ile ilk albümünü ve son SFA albümünü geride bırakan bir yapıt icra ediyor.

Etiketler: ,

SUPER FURRY ANIMALS

Galler'e olan sevgimizin başlıca nedenlerinden biri, hiç şüphesiz Super Furry Animals. İlk çıktıkları günden bu yana vasata yaslanmayan albümler kotaran, yüksek zeka lirikleri ile Britanya'nın en kayda değer gürültü mecralarından olan SFA 1993 yılından bu yana varlığını sürdürmekte. 1996 debut'ları Fuzzy Logic öncesi Creations şirketi ile 6 albümlük bir kontrata imza atan topluluğun sahne şovları ve politik tarafı sayesinde enfes müzikal yolculukları başlar. Türlerin iç içe geçtiği, saykodelik dans temalı asit çağının mirası şarkılardan oluşan debut albüm Fuzzy Logic eleştirmenler tarafından yere göğe sığdırılamaz ve albümden çıkan God! Show Me Magic, Something For The Weekend gibi single'lar derhal NME ve diğer mecmularda haftanın single'ı payesini alır. Devamında gelen 1997 tarihli Radiator çalışmasında grup hızını kesmez, solist Gruff Rhys'ın dinleyeni yakalayan -catchy- vokali ve melodik parçaları ile listlerde ilk 20 başarıları devam eder.


Grubun başyapıtı ise 2001 tarihli 5 numaralı Rings Around the World, bu albüm İngiliz listelerine 3 numaradan giriş yapar ve en çok satan işleri olur. Hatırı sayılır ünlü konuklarla devleşen albümde Paul McCartney bir şarkıda havuç yiyerek -aynen okuduğunuz gibi- John Cale de Presidential Suite'de piyano başına geçerek albümün başarısına ortak olur. Baştan sona bir single toplaması olması bir yana, SFA ilk defa bu kadar pop temalarına bağlı ve güneşli bir sound icra eder. Grubu merak edenler için en iyi başlangıç bu albümdür. En güzel şarkıları olan vokoder destekli Juxtaposed With U ile okyanusun dışına taşarlar ve isimlerini müzik takipçilerine duyururlar. Kuşkusuz SFA'nın en melodik şarkısıdır Juxtaposed With U. Cep telefonu çılgınlığına adanmış (Drawing) Rings Around the World, Clinton'ın oval masa heyacanını anlatan Presidential Suite dahil tüm şarkılar, başyapıtı oluşturan dinamiklerdir. Phantom Power ve Love Kraft albümleri ile grup yetkinliğini sürdürür. Flaming Lips enterasanlığında ve Blur'un daha aklı başındaki halidir. Bugün şayet Gorillaz var ise bunun başlıca sebebi Super Furry Animals'dır. İş aslında arap saçı kıvamında: SFA'nın ilham kaynaklarından birisi Blur, lakin Gorillaz'ın arak kaynağı ise SFA'dır. Her ne olursa olsun, SFA hem Blur'den hem de Gorillaz'dan daha nitelikli ve sürprizlidir. Hazır grubun solisti Gruff Rhys bu günlerde mükemmel albümü Candylion ile bizi selamlarken SFA'ya olan saygımızı da buradan iletmiş olalım...

Etiketler:

Manic Street Preachers - Your Love Alone Is Not Enough


1000 defa dinlesem doymam...
Manic Street Preachers kadar seksi kaç grup var? Tabii, herkesin seksi kendine lakin bu grubun serbest çağrışımı seks ile hakikatın çarpışması sırasında etrafa yayılan yıldız tozlarında saklı. Manics solisti, güzel adam James Dean Bradfield'in solosu geçtiğimiz yılın en kayda değer işlerindendi. Doksanlardan bu yana ayakta kalabilen sevgili grubumuz her albümde bizi esir almayı bildi, bağlılığımız bi' an olsun kopmadı, hatta ve hatta katlanarak arttı. -Manics yazısı yakında bu sayfalarda- Nisan ayında çıkacak yeni Manics albümü için, topluluk 19 Mart'ta kendi sitelerinde Underdogs isimli şarkılarının bedava olarak indirilebileceği açıkladı. Nefesler tutulduysa eğer... Asıl şok haberimiz ise dostu düşmanı çatlatacak denli güçlü bir işbirliği: Manics bir şarkısını The Cardigans solisti Nina Persson ile beraber kaydetti. İlk kez BBC2'de yayımlanan Your Love Alone Is Not Enough isimli şarkı fevkaladenin fevkinde, heyet-i umumiyenin ağzını açıkta bırakacak denli güçlü bir sound'a sahip. Peki bu ortaklık nasıl mı gelişti? Sözü Nina Persson alıyor, o halde: Evet, Manics'in yeni kaydı için beraber bir şarkı söyledik. James işbu kayıt için New York'a gelip bazı çalışmalarımı gözden geçirdi. Hakikaten büyük bir şarkı oldu aynen düetimiz gibi ve MSP benim en favori gruplarımdan, onlardan gelen bu teklif için gerçekten çok mutluyum. Umarım bu şarkıdan zevk alırsınız. Zevklerin en anlatılmazını yaşıyoruz Nina, emin ol! Biliyorsun, seni, sesini, grubunu, solo albümünü, İstanbul'da verdiğin konserinizi, değiştirdiğin saçlarını ayrı ayrı seviyoruz. Laf fazla uzadı, en iyisi şarkıyla beraber uçmaya başlayalım...

Etiketler: ,

Patrick Wolf - The Magic Position


9/10
Dikkat, bir başyapıt ile karşı karşıyayız, indie alemi Patrick Wolf'un zaferi için yerlerini alsın, cazibe alayı için her şey yerli yerinde. 1983 doğumlu genç adam inanılması zor başarılara imzasını atıyor nicedir. 2003 yılı albümü Lycanthropy kuşkusuz senenin en gösterişli ve yetkin albümlerinden biriydi. Haliyle 2000'lerin en iyi debut'larını seçmeye kalksak bu albüm zirveyi zorlayabilir. Baştan sona Wolf sound'u içeren albüm intro Prelude ve bağlayıcısı Wolf Song ile mükemmel bir iş ortaya döküyordu. Hemen ardından gelen destansı Bloodbeat'in kışkırtıcı ritimleri ile albüm zirve noktasına ulaşıyor. 2. albüm Wind in the Wires da Patrick ile olan mesaimizin ilelebet olacağının sinyalleri geliyordu. Brett Anderson'dan sonra, David Bowie'nin 70'leri Patrick'de toplanmış, müzik ve cinsellik alabildiğine haykırıyor. Glam'e çalan gitarlar ve tamamlayıcısı tuhaf imajlarıyla Wolf, müziğin parıltılı yüzünü sunuyor. Londra'lı müzisyen kusursuz ses güzelliğinin yanında birçok müzik aletini de kendisi çalıyor; tek kişilik orkestra olan Wolf halihazırda müzik yapan en etkileyici seslerden birisi. Ne kadar sevdiğimiz müzisyen varsa, Antony Hegarty, Bowie, Gary Newman, Pj Harvey, Rufus Wainwright, Adam Ant ve fazlası Patrick'in gizeminde birleşiyor. Tamamiyle kışkırtıcı bir ses mafyası Patrick Wolf. Yeni albüm The Magic Position aynen ismi gibi sihirli bir pozisyona işaret ediyor. 23 yaşa sıdırdığı hayatının ardındaki düş öğeleri bir bir kendisini gösteriyor. Liriklerin alt metinlerine baktığımızda bu adamın ayrıksı tarafı 2000'lerde raslamakta zorluk çektiğimiz bir yeri tekmeliyor, vahşi bir alanda ikamet ediyoruz, zehirli çiçeklerden oluşan bir bahçede buluşuyoruz. Her çiçek öylesine güzel duruyor ki orada, birisini koparsak tüm düş bozulacak gibi. Albüm Patrick'in tüm personalarını ele veriyor, ardı arkası kesilmeyen Jean Genet'in hayal dünyasından fırlayan kişiler tören alayını konuşlandırıyor. Girişteki şarkı Overture davul ve yaylılar ile albümün geri kalanı hakkında iyi bir fikir veriyor. Müthiş bir synthpop örneği olan bu şarkı Patrick'in yarattığı düş aleminin sadece bir kanadı. Devamında gelen, albümle aynı adı taşıyan parça The Magic Position kusursuz bir orkestrasyon ile The Divine Comedy şarkılarını anımsatıyor. Patrick , Neil Hannon'dan geri kalmıyor tabii. Tekrar tekrar yalamak isteyeceğimiz bir lolipop tadı veriyor. Biraların havaya kaldırıldığı, etrafta ne kadar insan varsa dansa kaldıran sıkı bir pop şarkısı ile yüzümüz en güzel halini alıyor. İlk single Accident & Emergency ve devamındaki tüm şarkılar ruh ve bedenimizde hareketlenmelere sebebiyet veriyor. Patrick Wolf -şu an için-The Magic Position ile senenin en iyi albümünü bizlere armağan ediyor. Hayatı daha bir çekiler hale getiren insanların arasına Patrick Wolf katılıyor, yanında seks, gizem, cazibe, süprizlerle dolu hayal dünyası ile... Kadehler Patrick'in şerefine kalkıyor.
MP3: Patrick Wolf - Accident & Emergency
MP3: Patrick Wolf - The Magic Position

Etiketler:


BRETT ANDERSON - LOVE IS DEAD
Bazılarımızın hayatı melodram...
"Nothing ever goes right
Nothing really flows in my life
No one really cares if no one ever shares my care
People push by with fear in their eyes in my life"
Brett'in sözleriyle, son 10 seneden bu yana yaşadıklarını yansıtan bu içli şarkı, iflah olmaz Brett melankolisinin izdüşümü adeta.
Scott Walker'ın iyi tarafından kalkıp söylediği hissi uyandıran, bildik Suede baladlarına göz kırpan şarkı, yaylıların gücü ile 2007 yılının en iyilerinden birisi olup çıkmış.

Etiketler:

TRACEY THORN - IT'S ALL TRUE

Tracey Thorn

Hemen Tracey'nin myspace sayfasını açın, her derde deva bu elktronika-pop divasına diskonuzu teslim edin. Tracey, nasıl derler, sıkı geliyor.
Elmanın diğer yarısı Ben Watt ile kurduğu, kalp ritmini hop oturup hop kaldıran harika pop-dans mafyası Everything But The Girl sesi Tracey Thorn yayınlayacağı solo albümle 2007'nin müzikseverler adına ateşli geçeceğinin sinyallerini verdi bile. Nicedir müzik kanlalarını parselleyen dinamik sound'lu çıkış şarkısı It's All True çalmaya başlayınca, eklemlerimize kadar titriyoruz Allah sizi inandırsın. Senenin en la-bomba işlerinden, 80'lere saygı baabındaki bu şarkı herkesi aynı dans pistine zımbalayacak derecede kuvvetli. Trip hop'a yakın mesaide bulunan Tracey, Massive Attack'in en güzel parçalarından Protection'da unutulmaz 'buz' vokali ile destek vermişti hatırlarsınız. It's All True da Pet Shop Boys ile Massive Attack'in sağlam bir denklemi gibi duruyor. Her iki tarafın kendisine çekmeye çalıştığı, ama en son Tracey'nin ipi göğüslediği canavar sound.
Mart 5 çıkışlı ikinci solo albüm Out of the Woods ile dansla melankoliyi harmanlayacağız, haberiniz olsun.

Etiketler:



Eskiler | Older Post | 1 |2 |3 |4 |5 |6 |7 |8 |9 |10 |11 |12 |13 |14 |15 |16 |17 |18 |19 |20 |21 |22 |23 |24 |25 |26 |27 |28 |29 |30 |31 |32 |33 |34 |35 |36 |37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44

© 2006 8/1 | LovesBrett Anderson++