MANSUN97' senesinde ilk albümleri Attack Of Grey Lantern ve özellikle ilk single'ları Wide Open Space ile ingiltere'de listeye zirveden giriş yapan Mansun'ın 'cool' hali yekten fark edilmelerini sağladı. İkiz yayımlar Melody Maker ve NME'nin 'amma da fiyakalı 50 müzisyen' listelerinde 2000'lere dek demirbaşlardan olan grubun solisti Paul Draper zamane genç kuşağı cazibesi etrafında toplamayı başarmış, gene aynı sebeplerle imaj düşmanlarını da başından savmıştı. Suede ile Spandau Ballet'in oynaşmasından doğan Mansun -Gökhan Pamuk mükemmeldir-, Brit müziğe gönül verenlerin başucu albümlerine imza atar. Mansun ilginçti, baştan beri klasik şarkı formları ile ilgilenmediler. Şarkıları labirentin gizli bölmelerindeydi.
İkinci ve çoğu sevenine göre başyapıtları olan Six (#6) ile durum netlik kazanmış ve deneysellikte sınır tanımayan, özgünlük duvarını aşmış bir albüm olarak sonrasında gelen birçok gruba ilham verir. Legacy, Being A Girl, Six gibi hitleri barındıran bu albüm sayesinde yükseliş devam eder. Şarkılar yine klasik formda değildir, bitecek sandığınız şarkı birden yeni bir hal alır ve en son iç içe geçmiş birkaç şarkının birleşimi olarak sonlanır. Albüm farklıdır, tek eksiği parçaların birbirinin klonu gibi durmasıdır diyebiliriz. 98'de çıkan bu albüm hem senenin en iyilerinden hem de Mansun kariyerinin en iyisi olur.
2 sene sonra çıkan son stüdyo albümleri Little Kix (#14) ise ilk iki albümü kırpıp, kendilerini fazla yormadan yaptıkları bir devam albümü olur. Bu albümde göze çarpan en büyük fark; daha pop tınlaması ve deneyselliğe ara vermeleridir. Bu kez şarkılar daha kolay dinlenilir. Her ne kadar ilk iki albümleri kendi vatanlarında daha büyük ilgi görse de Little Kix onları dışarıya açan albüm olur. I can Only Disappoint U, Fool, Electiric Man dinleyene ilk göz kırpan parçalardır. Mansun'ı fazlasıyla seviyorsanız es geçmemeniz gereken 'kayıp' albüm Kleptomania ile onları neden daha çok sahiplenmeniz açığa çıkar. 2003'de Mansun müzid dünyasına 'elveda' der. Solist Paul Draper solo albümüyle ilgilense de tekrar birleşecekleri kulislerde konuşulanlar arasında.
Etiketler: Mansun, Paul Draper
These Are the Sad SongsDavid Sylvian - Darkest Dreaming
Bonnie Prince Billy - I See a Darkness
Perry Blake - 1971
Black Heart Procession - Tropics of Love
16 Horsepower - Black Soul Choir
Nick Cave - Into My Arms
Smog - Dress Sexy at My Funeral
Tindersticks - Trouble Every Day
Bonnie Prince Billy - I See a Darkness
Perry Blake - 1971
Black Heart Procession - Tropics of Love
16 Horsepower - Black Soul Choir
Nick Cave - Into My Arms
Smog - Dress Sexy at My Funeral
Tindersticks - Trouble Every Day
Grant Lee Buffalo - Fuzzy
R.E.M. - Nightswimming
R.E.M. - Nightswimming
Etiketler: Listeler
PULPScott Walker ve Bryan Ferry puslu bir gece parkta karşılaşır, bir-iki okşamanın verdiği heyacanla evlerine yol alıp muzur dolu sevişmelerinin neticesinde dünyaya Jarvis Cocker düşer. Çağdaşlarına göre her zaman daha aklı başında pop yapan Jarvis, tok sesi ile insana gece ile gündüzün farkını daha iyi idrak ettirenlerden olmuştur. Bunun sebebi de Jarvis'in dünyaya 'freak' olarak yollanmasından kaynaklanır. O da diğer pop efsaneleri gibi yalnızdır, sevimsizdir ve en önemlisi 'dışlanmış' bir hayatı vardır.80'lerin tam başında kurulan grup, 90'lara değin kendi halinde, kırıp dökmeden yola devam etmiş, takvimler 1994'de durduğunda ise 'erken başyapıt'ları "His'n'Hers" ile sonsuza dek favori olacaklarının sinyalini vermiştir. Mercury'e de aday olup heyacan yaşasalar da ödülü sıkıcılıktan asla ödün vermeyen abuk M People'a kaptırmışlardır. Allahın işine karışılmaz diyerekten dualarına devam edip 2 sene sonraki Mercury'de bunun acısını çıkarmışlardır. Artık onların da bir adet Mercury'si vardır ( O sene Take That de adaylar arasındaydı.) Yıllardır hayalini kurdukları şöhrete 95' senesinde çıkardıkları mükemmel "Different Class" albümü ile ulaşmış; o zamanlarda kedi köpek savaşı içinde olan Blur ve Oasis'i ağlatarak evlerine yollamışlar, ertesinde çıkan "This Is Hardcore" ile İngiliz müzik piyasasında bir kere daha büyük başarı elde etmişlerdir. '98'in harikalarından olan bu albüm önceki gibi single'lar toplaması olmasa da; içinde barındırdığı kaotik ögelerle pop'a çakılan iyi bir tekmedir. Scott Walker'ın değeri bir kez daha anlaşılmıştır -sonraki yıllarda gene Walker'la çalışmışlardır- Jarvis'in şarkıcı kimliği dışında, onu ayakta tutan ve ölümsüzlüğe nakledecek olan özelliği ise gerçek bir ozan olmasıdır. 3 dakikalık pop şarkıları dışında da eşsiz eserler sunmuşlardır. Bu yüzden onlar için pop'un sahici yüzü de diyebiliriz.
Çoğu şarkısında bizi gece karanlığında ormana yollayan, giyisilerimizi de çalan Jarvis, arkamızdan hınzırca gülümseyerek uzaklaşır. Pulp kimi zaman eğlence doludur, kimi zaman ise gotik ve melankoli depolar ruhlara - hassas olanlara. The Divine Comedy, Suede ile paralel noktalarda seyrettiler bazen, tok sesiyle bazen büyüleyici etki yarattı ama her zaman küstah oldu Pulp. Kanaatimce Jarvis, Bryan Ferry'nin 90'lardaki izdüşümü. Ferry'den çok daha güzel ve incelikli işler sundular. Ama hiçbir zaman da Scott Walker'ın büyüsünü barındırmadılar. Kulağımız ve ruhumuz yeni harikalar beklemekte, Jarvis duy sesimi, güzelim!